Tarafların genel hatlarıyla ilerleme kaydedildiğini işaret eden müzakere süreci, mali akışların esnekleşmesine yol açacak adımlar içeriyor. Mehr Haber Ajansı’nın Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazem Gharibabadi’ye dayandırdığı habere göre, serbest bırakılması planlanan 12 milyar dolarlık fon, iki taksitte ve her biri 6 milyar dolarlık tutarlarda Tahran yönetimine aktarılacak.
Küresel piyasaları ve diplomatik zemini etkileyen bu finansal mesaj, uzun süren tıkanıklığın ardından atılan somut bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak ABD tarafı, uzlaşının prensipte mümkün olduğunu belirtse de, hangi kesin meblağın İran’a ulaşacağı konusunda net bir açıklama yapmaktan kaçınıyor.
Bu mali hareketin gerçekleşmesiyle bölgede jeopolitik riskler tamamen ortadan kalkmıyor. Özellikle İsrail ile İran destekli Hizbullah arasındaki çatışmaların ve Lübnan’daki ateşkes ihlallerinin sürmesi, Washington ve Tahran arasındaki ilişkileri kırılgan tutuyor.
Trump yönetiminin bu tür bir yumuşama yaklaşımını eleştiren kesimler, iç politikadaki baskılar nedeniyle sıkı muhalefetle karşılaşıyor. Anlaşma taslağında öne çıkan noktalar arasında dondurulmuş fonların serbest bırakılması, İran petrol ihracatına uygulanmakta olan yaptırımların geçici olarak askıya alınması ve İran için 300 milyar dolarlık bir yeniden inşa fonunun kurulmasına destek verilmesi yer alıyor; bunlar Beyaz Saray’ı canlı bir şekilde tartışma masasında tutuyor.



































































































