Euro Bölgesi için S&P Global Bileşik PMI, büyümeyi sürdürmenin arifesinde bulunduğu dönemde 50 eşik değerinin altında kalmaya devam etti ve üçüncü ay da daralma belirtisi gösterdi. Mayıs ayında 48,5 olan endeks, Haziran’da 49,5’e çıkarak hafif bir rahatlama sinyali verdi. Bloomberg anketine katılan ekonomistlerin tahmini 49,2 yönündeydi. S&P Global Market Intelligence’ın başekonomisti Chris Williamson, Avrupa ekonomisinin resesyonun eşiğine yaklaşmıyor görünümünü koruduğunu ifade etti. Williamson ayrıca, iş faaliyetlerindeki hafif gerilemenin, ikinci çeyrekte Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’da (GSYH) değişimin çok sınırlı olacağına işaret ettiğini belirtti. Avrupa Hizmet PMI’si 48,9; İmalat PMI’si ise 51,3 olarak ölçüldü. Subjektif bir tabloya işaret eden Alman özel sektörünün kıstırıcı güven kaybı, hizmetler sektöründeki faaliyeti 2022’den bu yana en hızlı şekilde düşürdü ve bu da üçüncü ayda da daralmayı teyit etti.
S&P Global Bileşik PMI, önceki ayın 48,8 değerinden Haziran’da 48’e geriledi ve 50 eşiğini aşamayarak büyüme ile daralma arasındaki sınırı yeniden kapattı. Analistler 49,7 değerine doğru bir yükseliş öngörüyorlardı. Buna karşılık imalat sektörü, hizmetlere göre daha dayanıklı kalarak 50 seviyesini korudu. Uzmanlar şunu vurguluyorlar: Hizmet sektörü, iş faaliyetlerindeki düşüş ve yeni iş alımlarındaki yavaşlama nedeniyle ekonominin üzerinde ağırlıklı bir baskı oluşturmaya devam ediyor ve Haziran sonuçları, ikinci çeyrekte daralmanın devam edebileceğine işaret ediyor.
Fransa tarafında enerji maliyetlerindeki yükselişin güven ve tüketici harcamalarını zayıflattığı bir ortamda işletme faaliyetleri altıncı ayda da küçülmeye devam ediyor. Haziran’da S&P Global Bileşik PMI, Mayıs’taki 44,9’dan 47,6’ya yükselse de 50 eşiğini aşamadı. Bloomberg anketine katılanlar endeksin 46’ya ulaşacağını tahmin etmişti. Hizmet sektörü, yine de en büyük ivmeyi gösteren sektör olarak öne çıktı; ancak 47,4 ile 50’nin çok altında kaldı. Buna karşın imalat sektörü, 50 seviyesini geçmeyi başardı. Joe Hayes, S&P Global Market Intelligence’ın kıdemli başekonomisti, “Orta Doğu savaşının başlangıcından bu yana enflasyon baskıları belirgin biçimde yükselerek tüketici gücünü zayıflattı ve talebi olumsuz etkiledi” şeklinde yorum yaptı.



































































































