Otomotiv sektörünün Türkiye’nin sanayi hamlesinin lokomotifi olarak konumunu güçlendirmek amacıyla hayata geçirilen OİBVentures Mobilite İnovasyon Fonu, dışa bağımlılıkları azaltmaya dönük sürdürülebilir finansman kaynağı olarak tanımlanıyor. Bu yeni fon, sanayi startup işbirliği köprüsünü kurarak mevcut üretim ve yatırım kapasitemizden beslenen bir ekosistem yaratmayı öngörüyor. Girişimci fikirlere kapı aralamak için tasarlanan mekanizma, ileriye dönük inovasyon projelerini destekleyecek ve Türkiye’nin mobilite alanında kendi kendini besleyen bir yatırım akışı elde etmesini hedefliyor.
Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda ve OİB öncülüğünde, TKF’nin desteğiyle gerçekleştirilen tanıtım toplantısında sektör temsilcileriyle bir araya gelindi. Toplantıya Bakan Ömer Bolat, OİB Başkanı Kemal Yazıcı, TKYB Genel Müdürü İbrahim Öztop ve TİM Başkanı Mustafa Gültepe katıldı. Sözcülerin açıklamaları, otomotivin Türkiye’nin ihracat ve sanayi performansındaki kritik rolünü bir kez daha vurguladı.
Bakan Bolat, Türk otomotivinin son 55 yılda büyüyen bir güç olduğuna dikkat çekti ve 20 yıl içindeki toplam ihracat başarısını hatırlattı. Geçen yıl otomotiv sektörü ihracatı 41,5 milyar dolar seviyesine ulaştı ve toplam mal ihracatının önemli bir payını oluşturdu. Ayrıca sektörün Avrupa’da ve dünyadaki konumu üzerinde durdu ve üç temel itici gücü şöyle özetledi: güçlü altyapı ve yan sanayi, yüksek üretim kapasitesi ve ihracat gücü, nitelikli iş gücü ile mühendislik ve girişimcilik kabiliyetleri. Bu faktörler birleştiğinde Türk otomotivinin Avrupa ve küresel arenada önde gelen konumunu koruduğunu ifade etti.
Bazı küresel dönüşüm dinamiklerinin otomotiv sektörüne etkisine vurgu yapan Bolat, yeşil ve dijital dönüşümün kendi çapında büyük dönemeçler yarattığını ve bu süreçlerin sektörde yeni kırılma noktaları doğurduğunu vurguladı. Ticarî dünyada son dönemde görülen korumacı tavırlar ve gümrük politikalarına değinen Bakan, ABD’nin otomotiv ithalatında uyguladığı ek vergilerin, Uzak Doğu kökenli yüksek sübvansiyonlu üretim kapasitesiyle rekabet eden küresel tedarik zincirlerinde dikkat çekici etkiler doğurduğunu belirtti. Ayrıca Avrupa’da kamu yatırımlarını teşvik eden Sanayi Hızlandırma Yasası’nın otomotiv endüstrisi açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.





































































































