• YARIM ALTIN
    20.713,00
    % -0,13
  • AMERIKAN DOLARI
    46,2693
    % 0,15
  • € EURO
    53,5816
    % -0,14
  • £ POUND
    62,0644
    % -0,17
  • ¥ YUAN
    6,8404
    % 0,12
  • РУБ RUBLE
    0,6389
    % -0,51
  • BITCOIN/TL
    2922141,494
    % 0,29
  • BIST 100
    13.942,88
    % 1,45

Kritik Mineraller ve Tedarik Zincirlerinde Yeni Koordinasyon Çağı

Kritik Mineraller ve Tedarik Zincirlerinde Yeni Koordinasyon Çağı

UNCTAD, haziran ayına ilişkin Küresel Ticaret Güncellemesi’nde, dünyanın giderek daha temiz enerjiye ve dijital ekonomiye doğru hızlanan bir dönüşüm içinde olduğunu ifade ediyor. Bu dönüşüm, özellikle bakır, nikel, lityum, kobalt ve nadir toprak elementleri gibi kritik minerallerin talebini belirgin biçimde artırıyor.

Gelecek yıllarda lityum talebinin 2040’a kadar yaklaşık yüzde 350, grafit talebinin ise yüzde 130’un üzerinde yükseleceği öngörülüyor. Buna karşılık, kritik minerallerin üretimi ve ticareti birkaç ülkeye yoğunlaşıyor; bu da tedarik güvenliği açısından riskleri artırıyor. Demokratik Kongo Cumhuriyeti, küresel kobalt üretiminin büyük bir bölümünü tek başına sağlarken Çin, dünya grafitinin büyük bir kısmını üretiyor. Avustralya, Şili ve Çin ise lityum üretiminin büyük bir kısmını bir arada kontrol ediyor.

Talepteki artış ve arz güvenliği endişeleri, hükümetleri ticaret politikalarını güçlendirmeye yönlendiriyor. Amaç, kritik minerallerin arzını güvence altına almak, yerel madencilik kapasitesini geliştirmek ve küresel tedarik zincirlerinde stratejik konumlarını güçlendirmek olarak öne çıkıyor. 2020’den bu yana, kritik mineraller için ihracata yönelik yaklaşık 100 farklı önlemin hayata geçirildiği belirtiliyor.

Ülkeler arasındaki rekabet yükseldikçe, giderek daha çok ülke için parça parça bir sistemin sakıncalı etkileri düşünüldüğünde, riskler de artıyor. Parçalanmış bir tedarik zinciri, mineral fiyatlarını baskılayabilir ve yatırım kararlarını belirsizleştirebilir; ayrıca gelişmekte olan ülkeler üzerinde baskı oluşturabilir.

UNCTAD, bu alanda daha koordine bir yaklaşım geliştirilmesini öneriyor. Amaç, kritik mineral ticaretinin açık, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir kalkınma odaklı çerçeve içinde ilerlemesini sağlamak. Bu yaklaşımın, güvenli ve dayanıklı bir küresel sistemin temellerini oluşturarak mı yoksa parçalanmış bir yapının devamına mı yol açacağını birlikte belirleyecek olan süreçler olarak görüldüğü ifade ediliyor.