Warsh yönetiminin Fed başkanlığına gelmesi, döviz piyasalarında önemli bir risk olarak görülebilir. Analistler, bu atamanın mevcut piyasa beklentilerini sarsabileceğini ve dolar ile diğer kurlarda yeni hareketli dönemlerin kapısını aralayabileceğini ifade ediyor. Bu yıl petrolde görülen yükseliş ve Orta Doğu’daki çatışmalar nedeniyle küresel tahvillerde yaşanan düşüşle birlikte doların nispeten yatay kaldığı, büyük para birimlerinin aralarındaki dalgalanmaları törpülediği ve carry trade işlemlerinin cazibesini artırdığı belirtiliyor.
Morgan Stanley çalışanları ve David Adams liderliğindeki ekip, Warsh ve merkez bankası yetkililerinin Washington’da buluştuğunda bu dinamiğin köklü biçimde değişebileceğini vurguluyor. Analistler, Haziran ayında yapılacak FOMC toplantısının daha düşük volatilite ortamında bile önemli bir risk oluşturduğunu, toplantının mevcut anlatıyı bozabileceğini ve dolar ile döviz piyasasında yeni işlem trendleri doğurabileceğini belirtiyorlar. Özellikle euro, yen ve Avustralya ile Yeni Zelanda doları, iki yıllık ABD Hazine tahvil getirileri ile piyasa konumlanması ve oynaklık düzeyleri nedeniyle sürprizlere karşı en duyarlı kalemler olarak öne çıkıyorlar.
UniCredit stratejistleri Manuela D’Onofrio, Fabio Petti ve Edoardo Campanella da çarşamba yayımlanan notlarında Morgan Stanley ile paralel bir bakış ortaya koyuyorlar. Onlar da Warsh yönetiminin piyasalar için temel riski olarak ortaya koydukları şeyin, “daha fazla oynaklık” olduğunu vurguluyorlar. Ayrıca merkez bankasının karar alma sürecinin geçmişe kıyasla daha az şeffaf olacağını, karar mekanizmalarının daha az tahmin edilebilir hale gelebileceğini ve yerleşik analitik çerçevenin üzerinde daha çok resmi muhalefete açık olacağını ifade ediyorlar.





































































































