• YARIM ALTIN
    21.608,00
    % 0,00
  • AMERIKAN DOLARI
    45,9758
    % 0,00
  • € EURO
    53,5144
    % 0,18
  • £ POUND
    61,9563
    % 0,17
  • ¥ YUAN
    6,7821
    % 0,01
  • РУБ RUBLE
    0,6230
    % 0,03
  • BITCOIN/TL
    3009384,532
    % -3,33
  • BIST 100
    13.965,65
    % -1,65

Türkiye Çelik Piyasası: İlk Dört Ayda Üretim ve Ticaret Tablosu (TÇÜD)

Türkiye Çelik Piyasası: İlk Dört Ayda Üretim ve Ticaret Tablosu (TÇÜD)

Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD), Nisan ayına ilişkin üretim ve dış ticaret verilerini paylaştı. Buna göre, Nisan’da ham çelik üretimi önceki yılın aynı dönemine göre %9,4 artarak 3,3 milyon ton seviyesine çıktı. Ocak-Nisan dönemi toplamı ise %6,3 artışla 13,0 milyon ton oldu. Nihai mamul tüketimi ise Nisan’da yıllık bazda %12 yükselerek 3,3 milyon ton, Ocak-Nisan’da ise %9,7 artışla 13,2 milyon ton olarak kaydedildi.

Ürünler açısından dış ticarette önemli hareketlilik yaşandı. Nisan’da çelik ürünleri ihracatı, miktarda %11,3 artışla 1,3 milyon ton, değerde ise %9,3 yükselişle 885,5 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ocak-Nisan döneminde ihracat ise miktar olarak %3,3 düşüşle 4,8 milyon tona, değer olarak %5,5 düşüşle 3,2 milyar dolara geriledi.

İthalat tarafında Nisan’da miktarda %17,7 artışla 1,6 milyon ton, değer olarak %7,8 yükselişle 1,1 milyar dolar görüldü. Yılın ilk dört ayında ithalat, geçen yılın aynı dönemine göre miktar yönünden %6,3 artışla 5,9 milyon ton, değer yönünden ise %0,9 artışla 4,1 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Ayrıca geçen yıl Ocak-Nisan’da %83,4 olan ihracatın ithalatını karşılama oranı bu yıl %78,1’e geriledi.

Girişte yer alan görüşler, Türkiye’nin çelik sektörü açısından tedbirlerin hızla alınması gerektiğini vurguluyor. Yetkili vekili Veysel Yayan, enerji fiyatlarındaki değişimler ve AB’nin karbon düzenlemeleri nedeniyle sektörde hissedilir baskılar bulunduğunu belirtti. AB’nin çelik ithalatına yönelik koruma adımlarının Türk çelik ürünleri üzerinde olumsuz etkileri artırdığını, mevcut kotaların geçmiş döneme kıyasla daha sınırlı kalması durumunda Gümrük Birliği ve Serbest Ticaret Anlaşmaları (STA) kapsamındaki avantajların giderek zayıfladığını ifade etti.

Kota kısıtlamalarının Avrupa pazarına Türk ürünlerinin girişini önemli ölçüde sınırladığına dikkat çeken Yayan, buna karşın Avrupa menşeli üreticilerin Türkiye pazarına kota olmadan erişebilmesinin rekabet dengesini bozduğunu söyledi. Görüşmelerden olumlu sonuç alınamaması halinde ihracat baskısının artmasının muhtemel olduğuna vurgu yapan Yayan, AB ve ABD başta olmak üzere dünya çapında benzer ticaret tedbirlerinin hızla gündeme alınmasının sektörü korumak adına önem taşıdığını kaydet: