• %
  • AMERIKAN DOLARI
    45,7392
    % 0,33
  • € EURO
    53,0889
    % -0,22
  • £ POUND
    62,0462
    % 0,93
  • ¥ YUAN
    6,7292
    % 0,36
  • РУБ RUBLE
    0,6465
    % 0,77
  • BITCOIN/TL
    3457057,582
    % -2,46
  • BIST 100
    13.808,20
    % 4,89

TCMB Genişleyen Kredi Yapısında TL Baskısı ve Sektörel Dengeler: Finansal İstikrarın İZİN VERDİĞİ Yoldaki Görünüm

TCMB Genişleyen Kredi Yapısında TL Baskısı ve Sektörel Dengeler: Finansal İstikrarın İZİN VERDİĞİ Yoldaki Görünüm

TCMB’nin iç piyasalara yönelişinin koruyucu adımları, küresel piyasalardaki jeopolitik gerilimlerle beslenen emtia ve enflasyon belirsizlikleri ortamında meyvelerini göstermeye devam ediyor. Gelişmiş ülkelerde kamu borcu risk iştahını baskı altına alırken, Türk finansal sistemi sıkı para politikaları ve makroihtiyati tedbirlerle dengeli bir çizgide ilerliyor.

Kredi kompozisyonunda TL’nin ağırlığı güçlenmeye devam ederken, ilave makroihtiyati tedbirler kredilerin yapısını köklü biçimde değiştirdi. Artan finansman maliyetleri, işlem gören kredilerin faiz oranlarını yükseltiyor; ticari kredilerin büyümesi TL lehine kalırken YP kredilerinin büyümesi ise sınırlı düzeyde seyrediyor. Bireysel segmentte ise BKK ve KMH büyüme hızlarında kayda değer bir yavaşlama gözlemleniyor.

Aktif kalitesinde ise genel görünüm sağlam duruyor; doğrudan borçlanmayı etkileyen yapılandırma regülasyonları risk artışını yavaşlatıyor. KOBİ kredilerinde TGA oranları yükseliş eğiliminde olsa da, son dönemde yeni TGA oluşumlarında bir yavaşlama ve tahsilatta miktar olarak artış dikkat çekiyor. Bankalar, yüksek karşılık politikaları ve serbest karşılıklar ile riskleri sınırlı tutmaya devam ederken bilançolarının zarar karşılama kapasitelerini güçlendiriyor.

Reel sektör ve hanehalkı açısından dengeli bir görünüm sürüyor. Yurt dışı borç yenileme performansları jeopolitik risklere rağmen güçlü kalırken, şirketlerin finansal kaldıraçları ve YP açık pozisyonları ihracata oranla görece düşük kaldı. TL finansmanının tabana yayıldığı, YP kredilerinin ise büyük ölçekli firmalarda yoğunlaştığı görülüyor. Halka açık firmalarda kârlılık ve likidite göstergelerinde hafif bir gerileme, hanehalkında ise konut kredisi büyümesinin hız kazandığı bir tablo mevcut. Varlık yönetiminde TL mevduatın önceliği sürerken, kıymetli maden hesaplarının payı, küresel değerli metal fiyatlarındaki yükselişle birlikte artıyor. Tasarruf sahipleri, yatırım fonları ve BES gibi enstrümanlarla portföylerini çeşitlendirme yönünde hareket ediyor.

Sendikasyon maliyetlerinde bir miktar gerileme yaşanırken, likidite adımları piyasa faizleriyle uyumlu bir tablo ortaya koyuyor. Bankaların likit aktif oranı, tarihsel ortalamaların üzerinde kalırken LKO da kısa vadeli nakit akışlarını karşılamada güçlü bir konum gösteriyor. Vade uyumsuzlukları azaltılmış durumda ve bankacılık sektörünün faiz riski göstergesi standart sınırların üzerinde seyrediyor. Dış finansman tarafında, CDS’deki sınırlı artış bankacılığı destekliyor. Yılın ikinci çeyreğinde sendikasyon kredilerinin maliyetlerinde hafif bir düşüş izlense de borç yenileme oranları yüzde 100’ün üzerinde gerçekleşiyor.

Bankacılık sektörü kârlılık ve sermaye yeterliliğini korumak adına finansman araçlarını çeşitlendirmeye devam ediyor. Mart ayından itibaren artan fonlama maliyetleri net faiz marjını baskılasa da ücret ve komisyon gelirleri sektöre olumlu katkı sağlıyor. TL DİBS faizlerindeki yükseliş ve geçici esnekliklerin kaldırılması gibi gelişmelerin ardından dengenin uzun vadeli ortalamalara yakın seyrettiği görülüyor. Finansal sistemin derinleşmesi için banka dışı finansman kanallarının payı artıyor; bunun, tasarrufların etkin dağılımına katkı sağlarken sistemik istikrar için yakından izlenmesi gereken bir gelişme olduğu aktarılıyor.