Kanun teklifi kapsamında vergiyle ilgili çeşitli düzenlemeler hayata geçiriliyor. Amme alacaklarının tahsil süreçlerinde yapılan esneklikle, borçlu tarafından talep edilmesi ve teminat gösterilmesi halinde, alacağın tecil edilmesi 72 ayı aşmamak üzere faizle beraber mümkün olabilecek. Ancak toplam tecil tutarı 1 milyon lirayı aşarsa teminat zorunlu hale geliyor; bu tutarın üzerindeki kısım için ise teminatın yarısı gereklilik olarak uygulanıyor. Cumhurbaşkanı ise bu teminat ve tutarlarda belirli oranlarda değişiklik yapma yetkisine sahip olacak. Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu kapsamındaki hükümle, ülkeye yabancı kaynak girişini teşvik edecek şekilde veraset yoluyla mal intikallerinde alınacak vergi oranı yüzde 1 olarak belirlendi. Ayrıca, Gelir Vergisi Kanunu’ndaki değişiklikle sanayi ve teknoloji alanındaki teknogirişim şirketlerinde çalışanlara sağlanan pay senedi desteklerinde üst sınır brüt ücretin iki katına, bazı istisnai hallerde bu katlar daha da esnek uygulanabilecek şekilde güncellendi. Bu kapsamda pay senetlerinin elde tutulma süresi de değişiyor; 2 yıl içinde elden çıkarılırsa vergi istisnasının tamamı geri alınacak, 3–4 yıl arasında yüzde 75’i, 5–6 yıl arasında ise yüzde 25’i uygulanan verginin gecikme faiziyle tahsil edilmesi öngörülüyor.
Yurt dışından elde edilen kazanç ve iratlar için vergi istisnası başlığıyla getirilen yeni düzenleme, Türkiye’de ikametgahı bulunmayan gerçek kişilerin, son 3 takvim yılında Türkiye’de vergi mükellefiyeti olmaması şartıyla, yurt dışında elde ettikleri kazanç ve iratları 20 yıl boyunca gelir vergisinden muaf tutar. Bu kapsama giren kişiler için yıllık beyanname verilmesini gerektirmez; elde edilen kazançlar vergilendirme kapsamına alınmaz ve bu gelirler için giderler de hesaplara dahil edilmez. Ayrıca bu istisnadan yararlanılan kazançlar için ödenen yabancı vergiler Türkiye’deki vergiyle mahsup edilmez. Şartlar taşınmazsa tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa sayılır. Uygulama usul ve esasları Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenir ve hüküm 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe girer.
Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’nda tanımlanan nitelikli hizmet merkezi kavramı, bu merkezlerde çalışan personelin gelir vergisi muafiyetinden yararlanabileceği şekilde genişletildi. Ayrıca, nitelikli hizmet merkezlerinde yürütülen faaliyetler için gelir vergisi istisnası brüt ücretin katı olarak belirlenen sınırlarla düzenlendi ve Cumhurbaşkanı bu sınırları gerektiğinde değiştirme yetkisine sahip oldu. Nitelikli hizmet merkezi yalnızca üç farklı ülkede faaliyet gösteren ve en az yüzde 80’i yurtdışından elde edilen hizmetlerden gelir elde eden şirketleri kapsayacak şekilde tanımlandı. Bu merkezler finansal danışmanlık, yönetim danışmanlığı, risk yönetimi, finansal raporlama, uyum, hukuk danışmanlığı ve benzeri hizmetleri sunacak; bunların tamamı nitelikli hizmet personeli tarafından yerine getirilecek.
Transit ve nitelikli hizmet faaliyetlerinden elde edilen kazançlara ilişkin vergi indirimleri de yeni düzenlemelerle güncellendi. Yurt dışından alınan malların Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satılması veya bu işlemlere aracılık edilmesi halinde elde edilen kazanç için indirim oranı yüzde 95 olarak belirlendi; Endüstri Bölgeleri kapsamındaki özel bölgelerde bu oran yüzde 100’e kadar çıkabilecek. Bu indirimden yararlanabilmek için söz konusu kazançla ilgili beyannamenin belirlenen süre içinde verilmesi ve mal alım satımlarının Türkiye’de gerçekleşmemesi şart. Aynı zamanda Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu kapsamında nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyet gösteren kurumlar için bu indirim oranı yüzde 95 veya yüzde 100 olarak uygulanır ve bu imkân 20 hesap dönemi boyunca devam eder. Cumhurbaşkanı bu oranları yüzde 50’ye kadar indirme veya yüzde 100’e kadar artırma yetkisine sahiptir. Bu hüküm 1 Temmuz 2026 itibarıyla beyannamelerin verilmesi gereken döneme kadar uygulanır ve 1 Ocak 2026 itibarıyla başlayan vergilendirme dönemleri için geçerlidir.




































































































