• YARIM ALTIN
    21.682,00
    % -0,62
  • AMERIKAN DOLARI
    45,5778
    % -0,02
  • € EURO
    53,0081
    % -0,24
  • £ POUND
    61,1666
    % -0,11
  • ¥ YUAN
    6,6943
    % -0,15
  • РУБ RUBLE
    0,6380
    % 1,37
  • BITCOIN/TL
    3496862,537
    % -0,89
  • BIST 100
    14.029,54
    % -2,35

2026 Küresel ve Türkiye Ekonomisi İçin Belirsizlikler ve Enflasyon Görünümü

2026 Küresel ve Türkiye Ekonomisi İçin Belirsizlikler ve Enflasyon Görünümü

Bir önceki Enflasyon Raporu toplantısında 2026 için ilk öngörülerimizi paylaştığımda, küresel dinamiklerin dezenflasyon sürecini çeşitli risklerle karşı karşıya bıraktığını belirtmiştim. Savaşın yarattığı jeopolitik gelişmeler, merkez bankaları için zorlu bir dönemi tetikledi; enerji ve ulaşım hizmetleri fiyatlarına hızlı yansıyan etkiler bu durumu daha da karmaşıklaştırdı ve etkilerin kısa vadede canlı kalması olası görünüyor. Kararlılığımızı koruyacağımızı net olarak vurgulamak istiyorum.

Savaş nedeniyle küresel enerji arzı açısından riskler artıyor; özellikle Hürmüz Boğazı’nın güvenliği küresel tedarik açısından belirleyici rol oynuyor. Enerji maliyetlerindeki yükselişler, enflasyonu etkileyen ana sürükleyici olarak kalmaya devam ediyor. Bununla birlikte, enerji dışı fiyatlar da yükselişe geçiyor ve bu durum belirsizliğin yükselmesine yol açıyor; bu da hem tüketici hem de üretici güvenini olumsuz etkiliyor.

2026 yılı için küresel büyümelerin ivmesini kaybetmesi beklenirken Türkiye’ye yönelik dış talep baskıları da artış gösterecektir. Bu nedenle enflasyon tahminleri hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler için revize edildi. Fed’in politika faizini değiştirmeme olasılığının yüksek olması beklenirken, Avrupa Merkez Bankası’nın yılın ikinci yarısında faiz artırımı yapması bekleniyor. Gelişmiş ülkelerde indirim beklentilerinin ertelendiğini ve bazı ülkelerde faiz artırımlarının fiyatlamalara yansıdığını görüyoruz.

Savaşın seyrinin yanı sıra 2026 boyunca gelişmiş ülkelerin para politikalarını izlemesi, küresel risk iştahı ve portföy hareketleri üzerinde önemli bir belirleyici olma potansiyeli taşıyor. Talep yapısında dengeli bir seyir sürüyor; sanayi üretimi takip eden iki çeyrektir yatay bir görünüm sergiliyor ve kapasite kullanım oranı ilk çeyrekte sınırlı artış gösterdi. İşsizlik oranı uzun vadeli ortalamaların altında seyrediyor; geniş tanımlı göstergeler ise işgücü piyasasında daha az sıkılık işaret ediyor.

Talep tarafında dezenflasyonist bir eğilimin yılın geri kalanında da korunacağını öngörüyoruz. Küresel ticaret ve jeopolitik zorluklara rağmen nisanda ihracatta artış, ithalatta ise düşüş gerçekleşti; tüketim malları ithalatında da gerileme kaydedildi. Cari işlem dengesi ilk çeyrekte yükselse de milli gelire oranla tarihi ortalamaların altında kalmaya devam ediyor.

Enflasyon baskısının sürdüğünü görüyoruz: 2026’nın başından itibaren Orta Doğu’daki gerilimler arz yönlü negatif sürprizlere yol açarak enflasyonun yakın dönemde ana itici güçlerinden biri oldu. Doğalgaz fiyatlarındaki belirgin artış bu etkiyi güçlendi. Gıda fiyatlarının da enflasyon üzerinde etkisi sürüyor; yılın ilk aylarında gıda enflasyonu yukarı yönlü bir katkı yaptı. Şubat-Mart döneminde öngörü aralığının içinde kalan tüketici enflasyonu, Nisan’da bu aralığın üzerinde hareket etti ve ana eğilimde bir miktar yukarı yönlü değişim gözlendi.

Kira ve eğitim kalemlerindeki katılıkta görülen düşüşler dezenflasyon sürecini destekliyor. Yılın ilk dört ayında bu iki kalemde kaydedilen belirgin düşüş, genel enflasyon görünümünü olumlu yönde etkiledi.

Not: Sunum anlık olarak güncellenecektir. İlgili içeriğe Bloomberg HT’nin internet sitesi, sosyal medya hesapları ve Youtube kanalındaki canlı yayın sekmeleri üzerinden erişebilirsiniz.