Martin Kocher, 11 Haziran’da yapılacak faiz toplantısı öncesinde piyasalara net mesajlar verdi. Kararın tamamen verilerle şekilleneceğini vurguladı ve Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerin bu süreçte belirleyici bir etken olarak kalacağını ifade etti. Enflasyon görünümüyle ilgili olarak piyasalar ve hanehalkı beklentilerini yakından izlediklerini belirten Kocher, yeni verilerin orta vadeli enflasyonun yönünü göstermede kritik rol oynayacağını söyledi.
Bankanın gereksiz sıkılaşmayı önlemek istediğini, ancak enflasyon riskini ertelemenin lüksü olmadığını da sözlerine ekledi. Kocher’e göre Orta Doğu’da bir barış anlaşması hâsıl olursa ve ekonomik görünümde belirsizlik azalırsa, AMB’nin faiz artırımı konusunda aşırı reaksiyona girmeme ihtimali artacaktır. Öte yandan “Gerekli olan artışları ertelemek de istemezsiniz” sözünü hatırlatarak, iyileşme şartlarının olmaması halinde bankanın adım atacağını vurguladı.
Baz senaryonun biraz altında olarak ifade ettiği mevcut durumda Kocher, ekonominin şu anki konumunu baz senaryodan biraz daha kötü bulduğunu söyledi: “Hâlâ en yakın olan senaryo biziz, fakat şu anda o düzeyden biraz daha aşağıda ilerliyoruz. Olumsuz bir senaryo henüz devrede değil, fakat kriz ne kadar sürerse etkisi o kadar belirginleşiyor.” Bu tabloyla karşı karşıya olduğunda Kocher’in tercihi, ‘Bir kez artır ve izle’ stratejisinin tercihli yönünde duruyor: kararın etkilerini dikkatle izlemek ve gerektiğinde adım atmaktan çekinmemek.





































































































