Birleşik Merkez Bankası (AMB) başkanının Salı günü Zürih’te katıldığı bir paneldeki açıklamaları, Orta Doğu’daki çatışmaların enflasyon ve ekonomik büyümesi üzerinde yaratabileceği derin ve uzun vadeli etkileri dikkatle incelemesi gerektiğini ortaya koydu. Nagel, yaklaşan Haziran toplantısını işaret ederek, yeni veri setleriyle değerlendirilecek sonucun, etkiler netleşirse ve özellikle uzun vadeli enflasyon beklentilerine yönelik tehditler artarsa, merkez bankasının harekete geçme ihtiyacını kuvvetlendireceğini ifade etti.
AMB’nin enerji maliyetlerindeki yükselişin enflasyonu yaklaşık %3 seviyesine taşıyabileceğini ve bu durumun daha da yükselebileceğini öngördüklerini belirtmesi, Haziran’da faiz oranlarında artış sinyaliyle birlikte dengeli bir hareket planı arayışını gündeme getirdi. Çoğu ekonomist ve yatırımcı, çeyrek puanlık bir artışı beklerken, politika yapıcılar arasında bu adımın hangi koşullarda atılacağı konusunda tartışmalar sürüyor. Bazı yöneticiler, fiyat görünümünün belirgin biçimde iyileşmediği sürece agresif bir adımın gereksiz riskler doğuracağını savunuyor; bazıları ise enerji maliyetlerindeki artışın üretim ve tüketim üzerinde yaratacağı olumsuz etkileri göz önünde bulundurarak acele edilmemesinin daha sağlıklı olduğu görüşünde.
Yönetim Kurulu’nun daha şahin kanadından olan Nagel, Salı günkü açıklamasında parasal sıkılaştırmanın AMB’nin temel senaryosunun bir parçası olduğunu ifade etti ve “Temel senaryo zaten iki politika faiz artırımını içeriyor” sözlerini kullanarak sürecin bu yönde ilerleyeceğini işaret etti.




































































































