• YARIM ALTIN
    21.712,00
    % -1,50
  • AMERIKAN DOLARI
    45,5977
    % 0,19
  • € EURO
    53,2744
    % -0,30
  • £ POUND
    61,0671
    % -0,53
  • ¥ YUAN
    6,6930
    % -0,21
  • РУБ RUBLE
    0,6269
    % 0,74
  • BITCOIN/TL
    3560163,561
    % -1,01
  • BIST 100
    14.367,60
    % -1,89

Ay’da Hedeflenen Milli Hibrit Roket Motoruyla Türkiye’nin Uzay Yolculuğu

Ay’da Hedeflenen Milli Hibrit Roket Motoruyla Türkiye’nin Uzay Yolculuğu

İktidarın savunma sanayii ve havacılık alanındaki başarılarını uzayın derinliklerine taşıma vizyonuyla Bakan Mehmet Fatih Kacır, 2027 yılında milli hibrit roket motorunu ateşleyerek Ay’a erişmeyi planladıklarını açıkladı. SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nın ikinci gününde düzenlenen etkinlikte, Uzay teknolojilerinin ekonomiye ve stratejik hedeflere katacağı değeri vurguladı. Kacır, uzayın sadece ekonomik boyutu değil, Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi ve 2030 hedefleri için kilit bir alan olduğuna dikkat çekti. Güncel küresel uzay ekonomisinin 600 milyar doların üzerinde seyrettiğini, birkaç yıl içinde 1 trilyon dolara ulaşabileceğini belirterek, Türkiye’nin uzay teknolojileri alanında da dünya sahnesinde önemli bir oyuncu olmayı hedeflediğini ifade etti.

Kacır’ın anlatımında Türksat 7A’ya yönelik yoğun çalışmalar sürüyor; İMECE 2 ve İMECE 3 uydularında daha yüksek çözünürlükler hedefleniyor. Ülkeler, uydu teknolojileri üretiminde çoğu zaman kritik bileşenleri farklı ülkelerden temin ederken, Türkiye’nin bu süreçte derin kabiliyetler inşa ettiğini belirten Bakan, bağımsız bir uydu ekosistemi ve uzay teknolojilerinde ileri düzey yetkinlikler kazanmayı amaçladıklarını açıkladı. Bu kapsamda Ay Programı öncelikler arasında yer alıyor ve Türkiye’nin 2027’de kendi hibrit roket motoruyla Ay’a ulaşması hedefleniyor. Bu adım, sadece ay hedefini başarmakla kalmayıp uzay araçları ve yörünge transferi konularında da milli kapasiteyi güçlendirecek.

Milli Uzay Programı bağlamında uzaya bağımsız erişim hedefi öne çıkıyor. Türkiye’nin şu anda kendi uydularını geliştirdiğini ve ürettiğini ancak uzaya gönderimin yabancı topraklar ve roketlerle yapıldığını belirten Kacır, bağımsız kapasiteye ulaşmanın iki temel aşama içerdiğini ifade etti: Roket teknolojilerinde ilerleme sağlanması ve Türkiye’nin kendine ait bir uzay limanına sahip olması. Somali’de inşa edilen uzay limanı ve ODTÜ ile Türkiye Uzay Ajansı öncülüğünde kurulacak Uzay Teknoloji Geliştirme Bölgesi bu hedeflere hizmet edecek. Ayrıca ülke, insansız-misyonlardan başlayarak ilerlemek ve ilerleyen dönemde insanlı uzay misyonlarına katılımı genişletmek istiyor.

Kacır, Antalya’da 77. Uluslararası Uzay Kongresi’nin Türkiye’ye ev sahipliği yapmasının bölgesel ve küresel işbirliklerini güçlendireceğini belirtti. Kongreye yaklaşık 100 ülkeden 15 bine yakın katılımcı bekleniyor ve Türk bilim insanlarının bu etkinlikte önemli rol üstlendiğini, genç araştırmaların öne çıktığını vurguladı. Bakanlık, AR-GE ve üretim kapasitesini desteklemeye yönelik teşvik ve altyapı hamlelerini sürdürmeye devam ediyor. Gezgin-1 ve Mikro Uydu gibi projelerin ortaklığıyla TÜBİTAK UZAY, Roketsan, PolOpTech, NAUM Technology ve VisionX gibi kurumlar arasında anlaşmalar imzalandı. UYDU-2025 Rekabet Öncesi İş Birliği Projeleri kapsamında ise Türk Telekom ile Plan-S Uydu ve Uzay Teknolojileri arasında önemli mutabakatlar atıldı.