Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari ile Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, belirsizliğin yükseldiği bir dönemde para politikasında metin dilinin gevşeme yönünde yorumlanmasını istemediğini açıkladı. İki merkez bankacı, 28-29 Nisan toplantısının ardından yayımlanan karar metninde kullandıkları karşı oyların gerekçelerini paylaştı. Kashkari, toplantıda faizin değiştirilmemesi yönündeki tavrı desteklediğini, ancak metinde yer alan ve “Federal fon oranı için hedef aralığında yapılacak ek ayarlamaların kapsamı ve zamanlaması değerlendirilirken” ifadesinin sürdürülmesini uygun görmediğini belirtti. Bu cümle, faiz indirimi beklentisini işaret ettiği yönündeki yorumlara yol açıyordu; Kashkari bu iletişim tercihini, ekonomideki belirsizlik ve jeopolitik gelişmeler ışığında yanlış yönlendirme olarak gördüğünü ifade etti.
“Gevşeme yönelimini artık uygun bulmuyorum” diyen Hammack da benzer kaygıları dile getirdi. Hammack, bu yılki görünümde belirsizliğin arttığını ve bunun para politikasının geleceğini daha öngörülemez kıldığını söyledi. Toplantı sonrası metnin içindeki “ilave ayarlamalar” ifadesinin, gelecekte gevşeme sinyali vereceği düşüncesiyle yer aldığını belirtti; ancak mevcut şartlarda bu yönlendirme, özellikle enflasyon baskısına karşı yeterince net bir duruş sunmadığı için sorgulandı.
Fed’in karar metnindeki dilin yönlendirme etkisi konusunda Kashkari ve Hammack, enflasyonun kontrol altında tutulması ve ekonomik büyüme arasındaki dengenin korunmasının kilit olduğunu vurguladı. Kashkari, ekonominin seyri ne yönde olursa olsun, “bir sonraki hareketin ivmesi” için net bir sinyal olmasının önemli olduğunu kaydetti. Hammack ise, geleceğe dair belirsizliğin artığı bir dönemde metindeki gevşeme ifadesinin artık uygun olmadığını ifade etti.
Bu karar, 1992’den bu yana Fed üyelerinin karşı oy sayısının en yüksek düzeye ulaştığı bir döneme denk geldi. 29 Nisan’da Fed, politika faizini yüzde 3,5-3,75 aralığında sabit tutarken, 4’e karşı 8 oyla bu kararı alınmasının ardından açıklanan metinde karşı oy kullanılan isimler yeniden gündeme geldi. Stephen Miran’ın 25 baz puanlık indirim yönündeki karşı oyu, Hammack ve Kashkari ile Lorie Logan’ın ise talep edilen metin diline karşı çıktıkları için kullanıldığı bildirildi.





































































































