İstanbul’da gerçekleştirilen bir programda Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, enflasyonu tek haneye indirmekle büyümenin güçleneceğini vurguladı. “Enflasyonla mücadelede zaman zaman durulmalar olabilir; ancak sürdürülebilir büyüme, düşük enflasyonla birlikte gelir” ifadelerini kullanarak bu yaklaşımın uzun vadeli başarı için kritik olduğunu ifade etti.
Küresel ekonomi, savaşların tetiklediği arz şoklarıyla karşı karşıya olup, yönetim bu şartlarda dengeli bir yol izlemeyi amaçlıyor. Şimşek, enflasyonun yönünün aşağıya dönme konusunda net bir değişiklik olmadığını belirtti ve dünya görünümünün belirsizliklerle dolu olduğunu söyledi. Jeopolitik riskler, kutuplaşmalar ve gerilimler, kısa ve orta vadede kayda değer kırılmalara yol açıyor.
Şimşek, savaşların artan emtia fiyatları üzerinden etkisini artırdığını ve belirsizliklerin yüksekliğinin IMF ile Dünya Bankası’nın bile yalnızca senaryo analizleriyle sınırlı kalmasına yol açtığını belirtti. Küresel talep koşulları güçlü değil ifadesiyle, ticaret partnerlerindeki büyümenin zayıflamasının ihracat üzerinde baskı oluşturacağını vurguladı. İhracatın ana belirleyicisi olan dış talebe vurgu yapan Bakan, dünya talebinin mevcut durumda yeterince güçlü olmadığını kaydetti.
Şimşek, Çin’in üretim kapasitesi, teknoloji ve ölçek açısından küresel ticarette belirleyici bir aktör olmaya devam ettiğini belirtti. Çin iç talebinin zayıf olduğuna işaret eden Bakan, kapasite fazlasının dış pazarlara yöneldiğini ve bunun diğer ülkeler için baskı oluşturduğunu dile getirdi. Küresel ticarette artan korumacılığa karşı Türkiye’nin bağlantısallığını güçlendirme ve enerji ile ticaret koridorlarını güvence altına alma yönünde stratejik adımlar attığını belirtti. Orta Koridor’un güçlendirilmesi için Asya ile Avrupa arasındaki köprü rolü ön planda tutuldu ve Dünya Bankası ile bu alanda bir anlaşma imzalandı.
Hizmet ticaretinde korumacılığın henüz belirginleşmediğini ifade eden Şimşek, Avrupa Birliği ile iş birliklerinin siyasi nedenlerle sınırlı kaldığını, buna karşın Türkiye’nin Afrika ve Asya ile ilişkilerini güçlendirdiğini aktardı. Savaşa yönelik gelişmeler OVP’de güncellemeye yol açabilir biçiminde açıklanan çerçeveyle, deprem, KKM ve EYT gibi konulara özellikle vurgu yapan Bakan, dünyadaki gelişmelerle paralel olarak hedeflerin yeniden şekilleneceğini belirtti.
Enerji şoklarının 1970’lerden sonraki en büyük düzeye ulaştığına dikkat çeken Şimşek, 2026’da petrol fiyatlarının ortalamasının 80 dolar civarında gerçekleşmesi halinde enflasyonun yaklaşık %2,8–%3,5 aralığında, cari açık/GSYH oranında 0,7–1,1 puanlık, büyümede -0,5 ila -1,2 puanlık, bütçe açığı/GSYH oranında da 0,4 puanlık bir güncelleme olabileceğini öne sürdü.
“Bu program yalnızca para politikasıyla sınırlı değil; yapısal dönüşüm ve kapsamlı reformları içeriyor” diyen Bakan, programın son dönemdeki tartışmalara rağmen işlediğini ve sonuç verdiğini belirtti. Konuşmasının sonunda, mevcut programın mükemmel olmadığını kabul ederek, dünyanın her programında görülen zorluklara rağmen Türkiye’yi koruduğunu ve olumlu sonuçlar doğurduğunu ifade etti.






































































































