• YARIM ALTIN
    22.151,00
    % -0,97
  • AMERIKAN DOLARI
    45,4076
    % 0,09
  • € EURO
    53,3067
    % -0,30
  • £ POUND
    61,4390
    % -0,53
  • ¥ YUAN
    6,6838
    % 0,07
  • РУБ RUBLE
    0,6153
    % -0,20
  • BITCOIN/TL
    3654504,557
    % -1,80
  • BIST 100
    14.779,93
    % -2,34

Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü: Psikososyal Riskler, Dijitalleşme ve Eylem Çağrısı

Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü: Psikososyal Riskler, Dijitalleşme ve Eylem Çağrısı

ILO’nun Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü kapsamında yayımlanan rapor, çalışma hayatında psikososyal risklerin boyutlarını dikkat çekici verilerle ortaya koyuyor. Uzun çalışma saatleri, iş stresi ve iş yerinde karşılaşılan şiddet gibi faktörlerin hem bireyler hem de toplum için ciddi sonuçlar doğurduğu görülüyor. Bu riskler, kardiyovasküler sorunlar ve zihinsel bozukluklar nedeniyle her yıl 840 binden fazla kişinin hayatını kaybetmesine bağlanıyor ve yıllık olarak engelliliğe uyarlanmış yaşam yılı (DALY) kaybını yaklaşık 45 milyon olarak hesaplıyor.

Buna ek olarak, bu etkilere ilişkin ekonomik göstergeler de kayda değer. Küresel gayri safi yurt içi hasıla üzerinden yıllık yaklaşık %1,37’lik bir üretkenlik kaybı rapor edilmekte. Uzun çalışma saatleri hâlâ temel bir risk öğesi olarak öne çıkıyor ve küresel çapta çalışanların yaklaşık üçte biri haftada 48 saatten fazla çalışıyor. Ayrıca çalışanların %23’ü kariyerleri boyunca en az bir kez işyeri şiddeti ya da tacize maruz kalıyor; psikolojik şiddet ise en yaygın biçim olarak öne çıkıyor.

Dijitalleşmenin etkisi küresel iş yapış biçimlerini değiştiriyor. Platform çalışması, uzaktan ve hibrit modeller, iş süreçlerini yeniden yapılandırırken psikososyal riskleri hem azaltma potansiyeline sahip olabilir hem de mevcut riskleri derinleştirebilir. Bu yüzden dikkatli bir yönetim ve ölçüm gerekir.

Rapor, politika ve uygulama alanında hâlâ bazı önemli boşlukların bulunduğunu gösteriyor. 2025 itibarıyla kurumlardan yalnızca %37’sinin gelecek beş yıl içinde bu alandaki istatistikleri geliştirmeyi planladığı ortaya çıkıyor. 2000–2025 arasındaki sınır ötesi sosyal diyalog anlaşmalarının ise ancak %18’inin ruh sağlığı ve psikososyal faktörleri kapsadığı tespit edildi.

İlerlemeyi sağlamak için üç kilit alan üzerinde odaklanılması gerekir: veri üretiminin güçlendirilmesi, politika ve düzenlemelerde tutarlılık sağlanması ve işyeri düzeyinde iyileştirici müdahalelerin uygulanması. Özellikle iş yükünü yönetmek, rol netliğini artırmak ve liderlik uygulamalarını güçlendirmek, güvenli ve sağlıklı çalışma ortamlarının inşa edilmesinde kritik rol oynuyor.