Uluslararası Para Fonu (IMF), Orta Doğu ve Orta Asya Bölgesel Ekonomik Görünüm Güncellemesi kapsamında bölgesel dinamikleri ve dış şokların etkisini değerlendirdi. Savaşın bölgedeki ekonomik aktiviteyi törpülediğini, ancak yılın başında bazı ülkelerde faaliyetlerin yeniden canlandığına işaret edildi; buna karşın Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklığın enerji arzında aksamalara yol açtığını ve Körfez’e yönelik ticari hareketlilikte ciddi bozulmalara neden olduğunu ifade etti.
Rapora göre çatışma başlangıçta bölgesel bir şok olarak görüldü, fakat kısa süre içinde küresel ölçekte etkisini göstermeye başladı. Brent petrolün varil fiyatında artış görülürken, doğalgaz, gübre ve metallerde ani yükselişler yaşandı; bu da tedarik zincirlerinde daralmalara ve üretim maliyetlerinin yükselmesine neden oldu. Belirsizliklerin yüksek seviyede kaldığı ve sürecin seyrinin özellikle 7 Nisan’da ilan edilen ateşkesin devamı ve bölgesel ile küresel istikrarın yeniden tesis edilip edilmeyeceğine bağlı olduğu vurgulandı.
IMF’nin bölgesel büyüme öngörüleri, 2025 için %3,2 olan önceki projeksiyonun bu yıl %1,1’e geriye çekilebileceğini gösteriyor; 2027’de ise %4,8’e çıkması bekleniyor. Ekim 2025 tahminlerinde ise bölgenin 2026 ve 2027 yıllarında %3,7 büyüyeceği öngörülmüştü. Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyesi petrol ihracatçı ülkelerde büyüme beklentileri aşağı yönde revize edildi ve 2025’teki %4,4 seviyesinden bu yıl %2’ye gerilemesi öngörüldü. Bununla birlikte 2026’da KİK ekonomisinin %4,3 büyümesi öngörülüyor.
Katar ekonomisinde sert bir daralma öngörüleri dikkat çekiyor. Rapor, Bahreyn’de bu yıl %0,5, Kuveyt’te %0,6 ve Katar’da ise %8,6 daralma beklentisini ortaya koyuyor. Buna karşılık Umman %3,5, Suudi Arabistan %3,1 ve Birleşik Arap Emirlikleri %3,1 büyüme kaydetmesi bekleniyor. IMF Orta Doğu ve Kuzey Afrika Departmanı Direktörü Jihad Azour, Bahar Toplantıları sırasında yaptığı açıklamalarda çatışmanın bölge ekonomileri üzerinde etkisinin dengesiz olduğunu belirtti. Petrol ihraç eden ülkeler arasında beşinin 2026 yılında daralma göstereceği görüşünü paylaşan Azour, Katar’ın altyapısında yaşanan geniş çaplı hasarın büyüme üzerinde 14,7 puanlık en sert aşağı yönlü revizyona yol açtığını aktardı. Ayrıca petrol ithalatçısı ülkelerde kırılganlıkların arttığını ve düşük gelirli, hassas ekonomilerin en ağır baskıya maruz kaldığını vurguladı. Bu dönemde ekonomik görünümdeki belirsizliklerin yüksek seviyede sürmesi, risklerin aşağı yönlü olduğunu gösteriyor.





































































































