Bloomberg HT’ye konuşan Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Genel Sekreteri Veysel Yayan, küresel gelişmelerin ve iç maliyet baskılarının sektörde nasıl yansıyacağını değerlendirdi. Türkiye çelik ihracatının ilk iki ayında ortalamada %5 düşüş kaydederken Mart ayında olumlu dönüş yaşandığını ve Nisan’ın ilk 10 gününde ise üretim ve satışlarda dikkat çekici bir artış görüldüğünü belirtti.
Orta Doğu’daki kriz nedeniyle Çin’in maliyetlerinin yükselmesi ve sipariş kabulünü azaltması durumunun Türk çelik sektörü için karlı bir fırsat yaratabileceğini ifade etti. Bu durumun, özellikle küresel ticaretteki oynaklığı Türk talebine olumlu yansıtabileceğini düşünen Yayan, geçmişte Yemen’deki olayların Avrupa’da Türkiye’ye yönelik talebi artırdığını hatırlattı ve benzer bir etkiyi Uzak Doğu’dan gelen siparişlerde de öngördü.
“Hurda fiyatlarındaki yükseliş sürdü” diyen Yayan, çelik üreticilerinin karşılaştığı maliyet baskılarının hurda ithalatı, navlun ve sigorta giderlerinde belirgin artışlar yarattığını ifade etti. Hurda fiyatlarının 360 dolardan 400 dolara kadar yükseldiğini belirterek bu durumun sektörde önemli bir mali yük oluşturduğunu sözlerine ekledi.
AB’nin ithalat politikalarındaki yeni hedefler kapsamında Avrupa Birliği’nin çelik ithalatını sınırlandırma yönündeki çabalarını da değerlendiren Yayan, bu alanda Türkiye’nin özel bir konuma sahip olması gerektiğini vurguladı. Serbest ticaret anlaşmaları çerçevesinde Türkiye’nin taahhütlerini yerine getirirken olumlu bir konum edinmesinin önemini dile getirdi. Sektörün mevcut kapasite kullanım oranının ~%61 olduğuna işaret eden Yayan, verimli çalışmanın yolu olarak daha yüksek bir kapasite kullanımı hedefinin altını çizdi. Ayrıca karbon düzenlemelerinin tam olarak oturmadığını, bu alandaki belirsizliklerin sektörü etkilediğini belirtti.





































































































