• YARIM ALTIN
    22.149,00
    % -1,91
  • AMERIKAN DOLARI
    44,7242
    % 0,23
  • € EURO
    52,3888
    % -0,15
  • £ POUND
    60,2230
    % 0,21
  • ¥ YUAN
    6,5499
    % 0,19
  • РУБ RUBLE
    0,5929
    % 1,29
  • BITCOIN/TL
    3199711,294
    % 0,83
  • BIST 100
    14.089,06
    % 0,11

2025 Küresel İflas Raporu: Türkiye ve Dünya Genelinde Yükselen Şirket İflasları ile Yavaşlayan Artış Hızı

2025 Küresel İflas Raporu: Türkiye ve Dünya Genelinde Yükselen Şirket İflasları ile Yavaşlayan Artış Hızı

Dun & Bradstreet ile CRIF iş birliğinde yürütülen çalışmalar, 2025 yılında küresel şirket iflaslarındaki artışın hızının yavaşladığını gösteriyor. Global ölçekte iflaslar, önceki yıla kıyasla %7 oranında artış gösterdi; 2024’teki %15’lik yükselişe kıyasla belirgin bir yavaşlama kaydedildi. Rapor, 45 ülkeden 28’inde (yaklaşık %62) 2024’e göre iflasların arttığını, 17 ülkede ise gerilediğini ortaya koyuyor. İncelenen 45 ülkede toplam 627 bin 575 şirket iflası kayda geçti. Enerji ve gıda fiyatlarındaki düşüş ile enflasyon baskılarının hafiflemesi, finansal koşulları genel olarak iyileştirdi ve iflas hızının artışını sınırladı. Ancak küresel bazda iflas seviyelerinin pandemi öncesi dönemin üzerinde kaldığına dikkat çekiliyor.

Arjantin, yüzde 65 artışla en çok iflas artışı yaşayan ülke konumunda. Rapor, Arjantin’in 2025 yılında yüzde 65’lik bir artışla dünya sıralamasında birinci olduğunu gösteriyor; ardından %49 artışla Yunanistan, %45 ile Hong Kong, %44 ile Suudi Arabistan ve %41 ile İsviçre geliyor. ABD ise 2024’e göre %6 artış yerine 2025’te %26 artış kaydetti.

Türkiye’de durum nasıl değişti? 2025 yılında Türkiye’de şirket iflaslarındaki artış %29 olarak raporlandı. CRIF İzleme Servisi’nin ticari sicil kayıtları ve Ticaret Sicil Gazetesi’ne dayalı analizi, geçen yıl 573 şirketin iflas ettiğini gösteriyor. Artışın, yüksek reel faizler, krediye erişim güçlükleri ve sıkı finansal koşulların özellikle KOBİ’leri etkilediği bir ortamda yaşandığı belirtiliyor.

İflas baskısının sektörel dağılımı Rapor, inşaat, perakende, konaklama ve hizmetler gibi alanlarda iflas baskısının yoğunlaştığını ve bu alanların yüksek faizler ile talep dalgalanmalarından en çok etkilenenler olduğunu ortaya koyuyor. Proje finansmanı için yüksek maliyetler, maliyet enflasyonu ve talepteki yavaşlama bu sektörlerin bilançosunu zorluyor. Perakende ile konaklama ve hizmet sektörlerinde ise tüketici talebindeki dalgalanma ve artan işletme maliyetleri başlıca risk unsurları olarak öne çıkıyor.

Geleceğe dair perspektif Dun & Bradstreet COO’su Julian Prower, 2025 yılını COVID dönemi sonrası acil desteklerin azaltılmasıyla iki yıllık hızlı artıştan sonra bir dönüm noktası olarak niteliyor. Yıllar boyunca iflas artışında görülen yavaşlama, para politikalarının istikrarlı ve sıkı bir şekilde sürmesi, enflasyonun yönetilebilir seviyelere gerilemesi ve finansman koşullarının daha öngörülebilir hale gelmesiyle ilişkilendiriliyor. 2025 yılında iflas başvuruları %7 artarken, artış gösteren ülkelerin oranı %62 olarak kaydedildi.

2026 beklentileri 2026’da bazı risklerin yeniden artabileceğine dikkat çekiliyor. Uzun vadeli yatırım planları ve finansmana bağımlı şirketlerin refinansman baskısı altında kalabileceği, ticaret politikalarındaki belirsizliklerin eski seviyelerini koruyabileceği ve jeopolitik gerilimlerin ticaret yollarını etkileyebileceği ifade ediliyor. Bu bağlamda, kısa vadeli dalgalanmalardan bağımsız veri temelli karar alma ve finansal risklerin düzenli olarak yeniden değerlendirilmesi önerileri öne çıkıyor.