• YARIM ALTIN
    22.412,00
    % 1,11
  • AMERIKAN DOLARI
    44,6041
    % 0,07
  • € EURO
    51,7855
    % 0,52
  • £ POUND
    59,3765
    % 0,48
  • ¥ YUAN
    6,5067
    % 0,36
  • РУБ RUBLE
    0,5701
    % 0,84
  • BITCOIN/TL
    3086506,621
    % -0,84
  • BIST 100
    12.921,56
    % -1,45

Gelişmekte Olan Piyasalarda Banka Dışı Yatırımcıların Sermaye Akımları ve Risk Duyarlılığı

Gelişmekte Olan Piyasalarda Banka Dışı Yatırımcıların Sermaye Akımları ve Risk Duyarlılığı

Uluslararası Para Fonu (IMF), banka dışı finansal yatırımcıların etkisiyle gelişmekte olan piyasalara yönelik portföy akışlarının son yıllarda belirgin şekilde arttığını ve bu eğilimin küresel finansal kriz sonrası dönemde kırılganlığı artırabileceğini vurguluyor. Raporda, Gelişmekte Olan Piyasalara Sermaye Akımları: Küresel Banka Dışı Yatırımcıların Rolü adlı bölümün ikinci kısmı yayımlandı ve 2025 itibarıyla toplam girişlerin yaklaşık 4 trilyon dolara yaklaştığını belirtti. Portföy akımlarının piyasa gelişimini desteklediği ve finansmana erişimi genişlettiği ifade edilmekle birlikte, küresel risk iştahındaki dalgalanmalara karşı hassasiyetin de yükseldiğine dikkat çekiliyor.

İncelenen yatırımcı türleri incelendiğinde, hedge fonları ve yatırım fonlarının küresel risk değişimlerine diğer banka dışı kurumlara göre daha güçlü tepki verdiği öne çıkıyor. Ayrıca pasif fonlar ile borsa yatırım fonları, risk duyarlılığı açısından en üst sıralarda yer alıyor. Küresel piyasa stresi dönemlerinde riskli varlıkları daha çok benimseyen ekonomilerin, borçlanma maliyetlerinde artış ve spreadlerde genişleme gibi sıkılaşan finansal koşullarla karşı karşıya kaldığı belirtiliyor; bunun makrofinansal istikrar üzerinde olumsuz etkiler doğurabileceği ifade ediliyor.

Raporun bir diğer kısmında da portföy borç yükümlülüklerinin GSYH’nin yüzde 15’ine yükseldiği bilgisinin altı çiziliyor. IMF yetkilileriyle yazılan blog yazısında, gelişmekte olan ekonomilerin banka dışı sermaye girişlerinin arttığını ve hükümetler ile şirketlerin giderek daha fazla bu kaynaklara yöneldiğini öğreniyoruz. Bu yatırımcıların finansmana erişimini genişletirken, akımların küresel risk duyarlılığındaki değişimlere karşı son derece kırılgan olduğu vurgulanıyor. Bu trendin bazı önemli faydalar sağladığı, ancak küresel şoklar sırasında sermaye akımlarının ani yön değiştirmelerinin kırılganlığı artırdığı da not ediliyor. Blog yazısında ayrıca portföy borç yükümlülüklerinin 2006’da yaklaşık yüzde 9 seviyesinde olduğunu, bugün gelişmekte olan piyasalarda ortalama yüzde 15’lik bir paya ulaştığını da paylaşıyor.