• YARIM ALTIN
    22.201,00
    % 0,15
  • AMERIKAN DOLARI
    44,6174
    % 0,09
  • € EURO
    51,6901
    % 0,38
  • £ POUND
    59,1917
    % 0,21
  • ¥ YUAN
    6,5014
    % 0,28
  • РУБ RUBLE
    0,5716
    % 1,02
  • BITCOIN/TL
    3046872,607
    % -2,59
  • BIST 100
    12.921,56
    % -1,45

Kurumlar Vergisi İndirimi ve Türkiye’nin Rekabet Gücü: İhracat ve İmalat İçin Stratejik Noktalar

Kurumlar Vergisi İndirimi ve Türkiye’nin Rekabet Gücü: İhracat ve İmalat İçin Stratejik Noktalar

Kurumlar vergisi, kurumlar tarafından elde edilen vergi yükünün doğrudan devlet kasasına yansımasıdır ve birçok ülke için maliyetlerin belirleyici bir unsuru olarak karşımıza çıkar. Türkiye’de özellikle ihracatçı ve imalatçı firmaların maliyetlerini düşürmek amacıyla bu verginin indirilmesi yönündeki görüşler giderek güçlenmektedir. Bu bağlamda TEPAV Merkez Direktörü Prof. Dr. Hakan Yılmaz, üzerinde durulması gereken kritik noktaları paylaştı.

Kurumlar vergisi indiriminin gerekliliği başlığı altında Yılmaz, mevcut vergi oranlarının rekabet gücü üzerinde olumsuz bir baskı kurduğunu ve bu baskının ihracatla üretim süreçlerini zorladığını ifade etti. “Değerli kur üzerinden maliyetler artıyor ve bu durum üretim maliyetlerini doğrudan yükseltiyor. Bu nedenle vergi indiriminin elzem olduğuna inanıyorum.” dedi.

Bütçe açığı ve GSYİH etkileri konusunda ise Yılmaz, kurumlar vergisi indiriminin bütçe açığını GSYİH’nin %4-5 seviyelerine kadar yükseltebileceğini öngördüğünü ancak buna karşı kaynakları verimli kullanmanın ve bilgi birikimini artıran bir yapıya dönüştürmenin mümkün olduğunu kaydetti. “Bununla birlikte, bu dönüşüm yatırım getirilerini artırmalı ve yabancı sermaye akışını kolaylaştırmalıdır.”

İhracatçı ve imalatçı firmalar için oranlar konusunda Yılmaz, mevcut durumda ihracatçı firmaların vergi yükünün %20 civarında, imalatçı firmalarda ise yaklaşık %24 seviyesinde olduğunu hatırlattı. Bu yükün rekabet gücünü olumsuz etkilediğini vurgulayan Yılmaz, 2024-2025 döneminde hedeflenen vergi tahsilatlarının beklenen düzeyin altında kaldığını belirtti.

Vergi indirimi ile rekabet gücü arasındaki ilişki kapsamında Yılmaz, indirimin özellikle imalat ve ihracat odaklı firmaların küresel pazarlarda daha iyi konumlanmasını amaçladığını ifade etti. Ayrıca, KDV iade süreçlerinin hızlandırılması ve yatırım teşvik sisteminin daha rekabetçi bir hale getirilmesinin maliyetleri düşürerek firmaların verimliliğini artıracağını vurguladı. Türkiye’nin yatırım teşvik mekanizmasını acilen rekabetçi bir yapı haline getirmenin, yerli firmaların yanı sıra yabancı yatırımcıları da çekmede kilit rol oynayacağını belirtti.

Transit ticaret ve çeşitlendirme bağlamında Türkiye’nin İran üzerinden 6 milyar dolar civarında bir transit ticaret hacmiyle karşı karşıya kalındığını ifade eden Yılmaz, dış ticaretin çeşitlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Bu reformlar, bütçe dengesinin korunması kaygısını gözeterek, Türkiye’nin ekonomik rekabetçiliğini güçlendirmek adına atılacak adımların merkezinde yer almalıdır.