• YARIM ALTIN
    22.459,00
    % -0,22
  • AMERIKAN DOLARI
    44,6337
    % 0,27
  • € EURO
    51,6013
    % -0,20
  • £ POUND
    59,1582
    % -0,24
  • ¥ YUAN
    6,4831
    % 0,32
  • РУБ RUBLE
    0,5603
    % 0,85
  • BITCOIN/TL
    2980943,523
    % 0,04
  • BIST 100
    12.936,35
    % -0,88

Mart Ayı Otomotiv Pazarında Daralma ve Geleceğe Yönelik Öngörüler

Mart Ayı Otomotiv Pazarında Daralma ve Geleceğe Yönelik Öngörüler

Türkiye otomotiv pazarı Mart ayında beklenen daralmanın etkilerini yaşadı. Yıllık bazda satışlar 101 bin 997 adede gerilerken, otomobil segmentinde düşüş %13,04 olarak kaydedildi ve toplam otomobil satışı 79 bin 857 adede indi. Hafif ticari araç pazarında da %11,69’luk bir gerileme gözlemlendi ve satışlar 22 bin 140 olarak gerçekleşti.

ODMD Başkanı Hakan Tiftik, savaşın etkilerinin yalnızca mevsimsel bir durum olmadığını vurgulayarak, Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerin otomotiv talebini baskıladığını söyledi. Mart ayında, bölgedeki çatışmaların pazar üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Tiftik, taraflar arasındaki gerilimin bu yılın ilk aylarından itibaren maliyetleri ve finansmana erişimi etkilediğini ifade etti.

Üretimde olası aksamalar Tiftik, bu dönemde bazı araç modellerinin üretim akışında aksamaların yaşanabileceğini belirtti. Enflasyonist baskılar ve tedarik zinciri kırılmaları da sektörü etkiliyor; uzun vadede savaşın sürmesi halinde maliyetlerin artması ve tüketici talebinin baskılanması olası görünüyor.

Pazarın 1 milyon 350 bin civarında tamamlanabileceği öngörüsü 2026 yılı için daha olumlu bir tablo çizen Tiftik, finansman imkanlarının iyileşmesiyle pazarda canlanmanın mümkün olduğunu söyledi. Orta Doğu’daki savaşın uzaması durumunda Türkiye pazarının yılı 1 milyon 350 bin civarında kapsayabileceğini belirtti.

Elektrikli araçlarda Avrupa’da güçlü konum ODMD Başkanı, Türkiye’nin elektrikli araç satışlarının hızla arttığını vurguladı. Elektrikli araç pazarında yaklaşık 198 bin satışla Avrupa’nın üçüncü büyük pazarı konumuna yükselen Türkiye, çevreci teknoloji ve düşük emisyonlu araçlara olan talebin giderek arttığını gösteriyor. Toplam sıfır ve düşük emisyonlu araçların payının %50’yi aştığı belirtilirken, bu alanda sürdürülebilir bir dönüşümün işaretleri ortaya kondu.