Uluslararası Para Fonu (IMF), ABD ve İsrail’in İran’a yönelik çatışmasının küresel ölçekte simetrik olmayan bir şok riski taşıdığını ve toparlanmaya yeni başlamış ekonomilerin görünümünü baskılayabileceğini bildirdi. IMF’in yayımladığı blog yazısında, petrol ithalatına bağımlı pek çok Afrika ve Asya ülkesinin, yüksek maliyetlere rağmen enerjiye erişimde giderek güçlük yaşadığına dikkat çekildi.
“Tüm yollar daha yüksek fiyatlarla ve yavaşlayan büyümeyle kesişiyor” ifadesiyle özetlenen değerlendirme, çatışmanın süresine bağlı olarak tedarik zincirleri ve altyapı üzerindeki nihai etkilerin değişebileceğini vurguladı. Dünya, süregelen belirsizlik ve jeopolitik risklerle birlikte enerjinin pahalı kaldığı ve enflasyonun kontrol altında tutulmasının zorlaştığı bir dönemde kalabilir.
ABD kuvvetlerinin bölgeye ulaşmasıyla Brent petrolün varil fiyatı Pazartesi günü 115 dolar seviyesine yükseldi. IMF, enerji arzındaki aksaklıkların yanı sıra gıda ve gübre fiyatlarındaki artışın Orta Doğu’dan Latin Amerika’ya uzanan geniş bir yelpazede ülkeleri etkilediğini aktardı. Düşük gelirli ekonomilerin özellikle bu dönemde gıda güvenliği riskine daha açık olduğuna vurgu yapıldı.
Körfez bölgesinden sağlanan tarım girdileriyle ilgili sorunlar, kuzey yarımküredeki ekim sezonunun başlangıcına denk gelmesi nedeniyle yıl genelinde hasat üzerinde baskı oluşturabilir. IMF’nin Tobias Adrian ve Jihad Azour imzalı analizinde, “Gıda fiyatları yükseldiğinde en kırılgan olanlar, gıda harcamalarının toplam tüketim harcamaları içindeki payı düşük gelirli ülkelerde yaklaşık %36’yı bulurken, gelişmekte olan piyasa ekonomilerinde ~%20 ve gelişmiş ekonomilerde ~%9’dur” denildi.
Gıda fiyatlarındaki artışın en ağır yükünü düşük gelirli topluluklar taşıyacak durumda olduğuna dikkat çekildi ve bu durumun sosyal ve ekonomik kırılganlığı daha da artırabileceği ifade edildi.





































































































