Yılın ilk döneminde iç piyasalarda görülen pozitif momentum ay sonuna kadar sürdü. BIST 100 endeksi, ocak ayı boyunca alıcılı bir seyir izleyerek rekor seviyeleri zorladı. Ocakın ilk işlem gününde 11.296,52 puandan başlayan endeks, 5 Ocak’ta 11.726,18 puana ulaşarak yılın ilk tarihi zirvesini gördü. Ardından 29 Ocak’ta 13.906,51 puana yükselen endeks, ayı %22,9 oranında getiriyle kapatarak 1997’den bu yana en iyi ocak performansını kayda geçirdi. Ayrıca bu dönemde dünyanın önde gelen endeksleri arasında BIST 100, getiride ikinci sıraya yerleşti; liderlik Kore Kospi’nin tek başına olduğu bir tabloyla karşılaştırıldı. Kospi, yılbaşıdan beri yaklaşık %24 kazanç elde etti.
Endeksin dolar bazında değeri 320,38 puana yükselerek 2024 Ağustos’undan bu yana en üst seviyeyi test etti. Ocak ayında günlük işlem hacmi ortalama 178,2 milyar lira olarak kaydedildi; en yüksek hacim ise 29 Ocak’ta 302,5 milyar lira olarak görüldü. CDS göstergesi ise yılın bu döneminde 202,7 puana kadar geriledi ve piyasalarda olumlu bir algının oluşmasına katkı sağladı. ABD politikalarının belirsiz sürmesi sürüyor olsa da Türkiye’de ekonomi politikalarının etkileri pozitif yankı buldu. Jeopolitik ve küresel belirsizlikler devam ederken, TL varlıklarına olan talep artmaya devam etti.
Türkiye’de dezenflasyon süreci sürerken, doların zayıflaması enflasyonla mücadeleyi destekledi. Beş yıllık kredi risk priminin (CDS) düşüşe geçmesi, TL varlıklarının yeniden fiyatlanması açısından önemli bir gösterge olarak öne çıktı. Bununla birlikte yabancı yatırımcıların Türkiye’ye yönelik güveni güçlenirken, Fitch Ratings kredi notunu BB- olarak teyit etti ve görünümünü pozitife çevirme yönünde bir adım attı.
Yurt dışı yerleşiklerin alımları ivmelenmiş durumda Ocak sonunda dış yatırımcılar toplamda 3 milyar 506,8 milyon dolar DİBS ve 1 milyar 27,4 milyon dolar hisse senedi alımı gerçekleştirdi. Yabancıların hisse senedi stokları 23 Ocak haftasında 39,866 milyar dolar, DİBS stokları ise 21,510 milyar dolar seviyesine çıktı. TCMB’nin toplam rezervleri ise 23 Ocak haftasında 215,6 milyar dolara yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü.
İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, borsadaki yükselişin hem iç dinamiklerden hem de dış etkilerden kaynaklandığını belirtti. Bütçe dengeleri ve ödemeler dengesindeki olumlu gelişmeler, cari açığın yönetilebilir düzeyde kalması ve Merkez Bankası rezervlerinin tarihi zirvesiyle birlikte yabancı yatırımcının ilgisinin arttığını ifade etti. Yabancı yatırımcı girişinin döviz rezervlerinin yeterliliği ve kur riskinin görece düşük görülmesiyle hız kazandığı yorumunu yapan Aslanoğlu, ülkenin makro dengelerindeki iyileşmenin, gelişmekte olan ülkeler arasındaki konumunu güçlendirdiğini belirtti. Böylece dünyadaki büyüme dinamikleriyle paralel olarak Türkiye’nin de yükseliş eğilimini sürdürdüğünü sözlerine ekledi.





































































































