ABD’nin liderlik konumunu güçlendirmesi ve Venezuela’da yaşanan siyasi gelişmeler, uzun vadede petrol üretiminin artması ihtimalini yeniden gündeme getiriyor. Bu hareketler, küresel ham petrol fiyatları üzerinde zamanla aşağı yönlü baskı oluşturabilecek potansiyeli taşıyor.
Hafta sonunda, Nijerya değil Venezuela üzerinde odaklanan haberler, Nicolás Maduro’nun gözaltına alınması ve ülkenin yönetimiyle ilgili planların duyurulmasıyla dünya kamuoyunu şaşırttı. Venezuela, geçmişte petrol üretiminde önemli bir konumdayken, son 20 yılda üretiminde belirgin bir düşüş yaşadı.
Goldman Sachs ekiplerinden Daan Struyven ve ortaklarının yayımladığı notta, toparlanmanın muhtemelen yavaş ve sınırlı olacağına işaret edildi. Alandaki altyapı hasarının onarılması için güçlü teşvikler gerektiği vurgulandı. Bütçe ve yatırım perspektifleri bu yapı içinde önemli belirleyiciler olarak öne çıktı.
Banka, Brent petrol için ortalama yıl sonu tahminini değiştirmeden varil başına 56 dolar ve ABD petrolü (WTI) için 52 dolar seviyesinde bıraktı. Piyasalarda bu sabah vadeli işlemler hafifçe geriledi; Brent, varil başına yaklaşık 61 dolar civarında dengelendi.
Analistler, Rusya ve ABD’de üretim rakamlarının beklenenden güçlü seyretmesiyle birlikte Venezuela’nın uzun vadeli üretim potansiyelinin artması halinde 2027 ve sonrası için petrol fiyat tahminlerinde aşağı yönlü risklerin yükseldiğini belirtiyorlar. Bu gelişmeler, arz tarafındaki belirsizlikleri ve yatırım taleplerini yeniden şekillendirecek önemli bir etken olarak görülüyor.



































































































