Türkiye Sigorta Birliği (TSB) ile Türk Tabipleri Birliği (TTB) tarafından paylaşılan duyuru, 2026 yılının ikinci dönemi için Özel Hekimlik Uygulamaları HUV katsayısında yapılacak artışı kapsamaktadır. Duyuruda, 2026 ikinci dönemi için HUV katsayısının artış oranının %20,18 olarak açıklandığı bildirildi. Ayrıca, geçmiş dönemlerden farklı olarak hesaplamaya enflasyon verilerine ek olarak %2 oranında bir “refah payı” uygulanacağını da ifade edildi. Bu değişiklik sonucu 1 Temmuz 2025 – 1 Temmuz 2026 arasındaki dönemde HUV katsayısında toplam artışın %39,96’ya ulaştığı belirtilmiştir. Ocak ayındaki muayene katsayılarına eklenen yaklaşık %8’lik artışın yıllık etkisi dikkate alındığında, sağlık hizmeti sunum maliyetlerindeki toplam artışın yaklaşık %42 seviyesine yaklaşacağı değerlendirilmiştir.
Tüketici enflasyonu üzerini aştı TSB’nin verdiği bilgilerde, TÜİK verilerine göre Mayıs 2026 itibarıyla yıllık enflasyonun %32,61 olduğu hatırlatılarak, Haziran verisinin henüz açıklanmadığı ifade edildi. TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi’nde yer alan gelecek beklentilerinin karşılanması halinde yıl içindeki yıllık enflasyonun yaklaşık %32–33 bandında oluşması öngörülüyor. Bu çerçevede HUV katsayısındaki yıllık artışın, özel sağlık sigortası prim hesaplamalarında temel alınan resmi ekonomik göstergelerin üzerinde gerçekleştiğine dikkat çekildi.
Primler tek bir maliyet kalemine bağlı değil Özel sağlık sigortalarının milyonlarca vatandaşa hızlı, kaliteli ve kesintisiz hizmet sunumunu sağlayan önemli bir finansman mekanizması olduğuna vurgu yapan TSB, primlerin yalnızca sağlık hizmeti maliyetleriyle belirlenmediğini ifade etti. Sigortalının yaş grubu değişimi, hasar gelişmeleri, sağlık hizmetlerinden yararlanma eğilimleri, aktüeryal hesaplamalar ve kamu otoritelerince açıklanan ekonomik göstergelerin birlikte değerlendirildiğini belirtti. Bu nedenle yaklaşık %42 seviyesindeki maliyet artışının sigortalıya birebir aynı oranda yansıtılmadığı; bazı sigortalılarda yaş grubu değişimi nedeniyle prim artışının bunun üzerinde olabildiği aktarıldı.
“Refah payı maliyet öngörülebilirliğini azaltabilir” TSB, hesaplamada ilk kez kullanılan refah payı yaklaşımının şu ana kadar uygulanan yöntemden farklı olduğunu ifade etti. Gelecek dönemlerde benzer uygulamaların sürdürülmesi halinde sağlık sigortacılığı açısından maliyet öngörülebilirliğinin azalabileceği, uzun vadeli aktüeryal planlamanın zorlaşacağı ve bunun sigortalılara yansıyan primlerde baskı oluşturabileceği belirtiliyor.
Ödenebilir prim seviyesini aşmamalı TSB, sağlık hizmeti sunumunda yaşanan ücret artışlarında tüm tarafların görüşlerinin dikkate alındığı, ortak verilere dayanan, şeffaf, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini vurguladı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Türkiye Sigorta Birliği olarak amacımız, makroekonomik verilerin doğruluğunu tartışmak ya da hekimlerimizin refah artışını sınırlamak değil; kontrolümüz dışındaki tüm maliyet dinamiklerinin, sigortalılarımızın ödeyebileceği prim seviyelerini aşmasını engelleyecek ortak, şeffaf ve öngörülebilir bir zemin oluşturmaktır.”




































































































