Türkiye, Ankara’da düzenlenen NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin ardından, savunma kapasitesi ve savunma sanayisi konusundaki ilerlemesini net bir şekilde ortaya koydu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvenin başarıyla tamamlandığını belirtirken, ülkesinin NATO içindeki konumunu ve güvenilir rolünü öne çıkardı. Erdoğan, zirvenin ardından yapılan basın toplantısında, Türkiye’nin 22 yıl aradan sonra başkentte bu tür bir zirveye ev sahipliği yapmasının büyük bir güven göstergesi olduğunu ifade etti ve ortak gelecek için atılan adımların anlamlı olduğunu vurguladı.
Avrupa-Atlantik güvenliğinin zorlu bir dönemde test edildiğini söyleyen Erdoğan, ittifakta Türkiye’nin savunma harcamaları ve endüstriyel kapasitesiyle farklı bir konumda bulunduğunu belirtti. Türkiye’nin kendi savaş uçaklarını, tanklarını, gemilerini üretme kapasitesine sahip olması, bölgesel güvenliğe önemli katkı sağlıyor. Türkiye’nin NATO’nun güneydoğu kanadında uzun yıllardır kritik bir rol üstlendiğini hatırlatan Erdoğan, ülkesinin askeri tecrübesinin birlikte hareket etme kapasitesini güçlendirdiğini söyledi.
NATO’da adil külfet paylaşımı konusunda ise Türkiye’nin daha fazla sorumluluk üstlenmeye hazır olduğunu dile getirdi. Avrupalı müttefiklerin bu süreçte daha aktif rol alması gerektiğini ifade eden Erdoğan, adil paylaşım ve savunma kapasitesinin artırılması gereğini vurguladı. Ayrıca Avrupa Birliği’nin savunma inisiyatiflerinin NATO’nun tamamlayıcısı olması gerektiğini belirtti ve külfet paylaşımında kilit noktaların tekrar altını çizdi: NATO, birbirine bağımlı ülkelerin değil, birbirine güç katan ortakların ittifakı olmalıdır.
Rusya-Ukrayna çatışması ve İsrail ile ilgili mesajlarında, taraflar arasında barışa yönelik bir çaba gerektiğini ifade eden Erdoğan, adil bir barışın kayıpları olmadan başlayabileceğini ve tarafları yeniden bir araya getirmeye hazır olduğunu söyledi. İsrail’in bölgede devam eden saldırıları karşısında, bölgenin istikrarsızlaşmaması için herkesin sorumluluk alması gerektiğini belirtti.
F-35 ve KAAN konuları kapsamında, ABD ile yapılan görüşmelerde sürmekte olan bazı konulara değinen Erdoğan, S-400 konusunun tedarik süreçlerindeki etkisini ve alternatif çözümleri değerlendirdiklerini belirtti. Tedarik süreciyle ilgili kararlara dair olarak, yeni açıklamaların dünyadaki dengeleri nasıl şekillendireceğini işaret eden Erdoğan, bu konudaki gelişmeleri yakından izlemeye devam edeceklerini ifade etti. KAAN için motor tedarikiyle ilgili olarak da ABD ile temasların olumlu geçtiğini ve ilerlemenin süreceğini kaydetti.
Çelik Kubbe ve Baykar projesine değinen Erdoğan, bölgedeki savunma kapasitesinin güçlenmesini sağlayan bir güç göstergesini simgelediğini söyledi. Baykar’ın uluslararası pazarda savunma sanayinin güçlü oyuncularından biri haline geldiğini, İHA ve SİHA teknolojilerinin küresel talep gördüğünü belirtti. ABD’nin Türkiye’ye yönelik yaptırımlarına gelince, şu anda önemli bir uygulamanın olmadığını ve mevcut durumun olumlu yönde ilerlediğini ifade etti. Bölgedeki gerilimin azaltılması için Yunanistan ile Türkiye arasındaki diyalogun önemi üzerinde durdu ve liderlerin bu süreci yönlendirmesinin kritik olduğuna vurgu yaptı.




































































































