İkinci çeyrekte enerji ithalatında görülen belirgin artışa rağmen, ihracatın güçlü performansı ve dış ticaret dengesindeki iyileşme, jeopolitik gelişmelerin beklenen baskılarını önemli ölçüde sınırladı. TCMB’nin blog yazısında yer alan değerlendirmeye göre, enerji maliyetlerindeki yükseliş kısa vadede dış denge üzerinde baskı kursa da ihracatın büyümesi bu baskıyı büyük ölçüde azaltmış durumda. İç talebin zayıf seyri, sıkı para politikası ile birlikte ithalat yapısının değişmesini sağlayarak dış ticareti olumlu yönde destekledi.
Enerji fiyatlarındaki artışlar kısa vadede cari açığı etkileme potansiyeline sahip olsa da, geçmişteki deneyimlerden farklı olarak bu kez ihracat performansı kuvvetli kaldı. Özellikle Avrupa’ya yönelen siparişlerdeki artış ve küresel tedarik zincirlerinde yeniden yönlenme hareketleri, ihracatta hızlanmayı tetikleyen başlıca etkenler olarak öne çıktı. Hürmüz Boğazı gibi lojistik riskleriyle bağlantılı belirsizlikler, teslimat sürelerini uzatsa da talebe olan güveni koruyabildi ve ihracatı destekledi.
İhracatta görülen canlanmanın arkasında; savunma sanayinin artan katkısı, yüksek katma değerli üretimin payını büyütüyor ve son dört yılda toplam ihracattaki payı yaklaşık 2,3 puan artışla yüzde 4’e ulaştı. Ayrıca ihracatı tetikleyen talep ipi ihtiyati alımlar ve öne çekilen taleplerle örülürken, bazı sektörlerde tedarikçi çeşitlendirme eğilimi ihracatı destekledi.
İthalat tarafında ise artışların çoğu enerji kaleminden kaynaklandı; enerji hariç ithalat nispeten geriledi ve ara malları ile yatırım ve tüketim mallarına olan talep, iç talepteki zayıflığın bir yansıması olarak dikkat çekti. PMI verileri üretimdeki yavaşlamayı gösterirken, ihracat talebindeki iyileşme beklentileri güç buldu. Bu durum, enerji maliyetlerindeki yükselişin tek başına dış dengeyi bozmadığını, çok sayıda faktörün bir arada belirleyici olduğunu gösteriyor.
Sonuç olarak, ikinci çeyrekte enerji fiyatlarındaki yükselişe rağmen dış ticaret dengesi, güçlü ihracat performansı sayesinde toparlandı. İç talepteki zayıf görünüm ise ithalatın yapısal olarak yeniden şekillenmesini sağladı; bunun sonucunda dış ticaret dengesindeki iyileşme daha sağlam bir zemine oturdu. Jeopolitik risklerdeki göreceli azalma ve enerji fiyatlarındaki normalleşme süreciyle birlikte, savaşın cari açığa yönelik yukarı yönlü baskılarının önceki aylara göre sınırlı kaldığı değerlendiriliyor.




































































































