Hürmüz Boğazı’ndaki olası tıkanıklık, petrol ve gaz akışını kesintiye uğratırken aynı zamanda gübre ve lojistik maliyetlerinde dalgalanmalara yol açabilir. FAO’nun bilgi notuna göre savaşın merkez üssü olan bu boğaz, günlük dünya petrol ve rafine ürünlerinin yaklaşık dörtte birine denk gelen hacmin akışını yönlendirdi. Savaşın ilk günlerinden itibaren tanker trafiğinin daralması, enerji şokunun tarım ve gıda sistemlerine doğrudan aktarılmasına neden oldu. Çatışmanın etkisiyle Körfez bölgesi, yalnızca enerji değil gübre arzı için de stratejik bir merkez konumunu koruyor; dünya gübre ihracatının önemli bir kısmı bu bölgeden geçiyor.
Bölgenin ticaret ağı, son yıllarda dünya gübre ticaretinin yaklaşık üçte birine denk gelen hacmi sağlıyor ve Ammonyak ile üre ihracatında kritik bir noktada bulunuyor. Ancak çatışma nedeniyle aylık 3-4 milyon ton gübre ticaretinin durduğu tahmin ediliyor. Rapor, petrol ve gaz fiyatlarındaki yükselişin gübre piyasalarını olumsuz etkilediğini belirtiyor. Buna bağlı olarak 2026’nın ilk yarısında küresel gübre fiyatlarında yıllık bazda yüzde 15-20 artış öngörülüyor. Enerji tarafında Brent fiyatlarının savaşın başlangıcında varil başına 115-120 dolar bandına çıktığı ve Avrupa gaz maliyetlerinde belirgin artış yaşandığı not ediliyor. Aynı dönemde acil rezervlerin piyasayı kısmen sakinleştirdiği, bunun ise küresel arzın sadece yaklaşık 20 gününe karşılık geldiği vurgulanıyor.
FAO, kriz nedeniyle tarımsal maliyetlerin yükseldiğini ve gübre talebinin azalabileceğini belirterek çiftçinin üretim maliyetlerinden dolayı verim kaybı riskiyle karşı karşıya kaldığını ifade ediyor. Bu durum yıl içinde gıda arzında baskı yaratabilir ve fiyat dalgasının güçlenmesi için zemin hazırlayabilir. Rapor, 2022 Rusya- Ukrayna savaşından farklı olarak, bu kez doğrudan tarım ürünlerinin arzından çok enerji, gübre ve lojistik maliyetlerinin artmasıyla ilk şokun ortaya çıktığını ortaya koyuyor. Biyoyakıt talebinin artmasıyla mısır, soya yağı ve palm yağı gibi ürünlerde ek maliyet baskıları oluşabilir.
Türkiye de riskli ülkeler arasına giriyor FAO’nun kırılganlık haritasında Asya ve Afrika bölgeleri ön planda çıkıyor. Hindistan ve Çin’in Körfez kaynaklarından gübre ithalatının yaklaşık yüzde 20’sini bu bölge sağlıyor. Sudan, Kenya ve Bangladeş gibi ülkeler Körfez’e bağımlı konumda; bu durum arz ve girdi maliyetlerinde kırılganlığı artırıyor. Raporda Türkiye’nin de riskli ülkeler arasında olduğu belirtiliyor; Körfez’e olan girdi bağımlılığı ve ihracat yönelimi nedeniyle çiftçiler daha pahalı girdilerle karşılaşabilir, girdi kuraklığı ve talep daralmasıyla birlikte baskı altında kalabilir. Körfez ülkelerinin gıda arzının büyük kısmını ithalatla karşılaması, sevkiyat sorunun uzaması halinde iç piyasada fiyat baskısını artırabilir.
İran özelinde durum daha ağır FAO, İran’ın çatışmanın doğrudan tarafı olmasının yanı sıra enflasyon ve kur baskısı nedeniyle kırılganlığın giderek arttığını belirtiyor. 2026 başlarında Tahran’da buğday unu fiyatları kısa sürede yüzde 120’ye yaklaşırken yıllık artış ise yaklaşık yüzde 200’e ulaştı. Bu artış, ithalat maliyetleri ve lojistik zorluklarının birleşiminden kaynaklanıyor. Rapora göre 2026 boyunca küresel hanehalkı reel gelirinde düşük ama belirgin bir düşüş, gıda tüketiminde ise sınırlı bir azalma bekleniyor. Tüketici için reel perakende gıda fiyatları da sınırlı bir artış gösterecek; gelirler ise hafifçe daralabilir. Bu tablo, kısa vadede fiyat baskılarının sınırlı kalabileceğini, ama gelir ve tüketim tarafında küresel ölçekte net bir refah kaybı ortaya çıkacağını gösteriyor.
Hürmüz Boğazı’ndaki askeri gerilimin sürmesi halinde, FAO kısa vadede alternatif ticaret rotalarının bulunması, piyasa izlemesinin sıkılaştırılması ve özellikle ithalata bağımlı kırılgan ülkelere hedefli destek sunulması gerektiğini belirtiyor. Orta ve uzun vadede ise enerji ve gübre tedarik kapasitesinin çeşitlendirilmesi, yenilenebilir enerji yatırımları ve yerli tarımsal üretimin güçlendirilmesi öncelikli öneriler olarak öne çıkıyor. En net ve etkili çözüm olarak ise diplomatik yoldan Hürmüz’de seyrüseferin yeniden serbest bırakılması öneriliyor.




































































































