Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin artması, deniz taşımacılığını aksatma potansiyeliyle Orta Doğu petrol arzında toparlanmayı geciktirebilecek bir senaryo olarak öne çıkıyor. Bloomberg’e göre Goldman Sachs’in modelleri, Basra Körfezi’ndeki ham petrol üretiminin Haziran’da hâlâ savaş öncesi seviyelerin günlük yaklaşık 10,5 milyon varil altında kaldığını gösteriyor. Analistler, 8 Temmuz tarihli notlarında, üretici ülkelerin son dönemde kapattıkları kuyuları yeniden devreye aldığını belirtirken, Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıkların toparlanmayı yavaşlatabileceğini vurguladı.
Gündemdeki riskler, ABD ile İran arasındaki gerilimin küresel enerji piyasalarını etkilemesiyle daha da belirginleşti. Bu hafta Brent petrolünün varil fiyatı kısa bir süre için 80 doların üzerine çıktı. İki gün üst üste karşılıklı saldırılar ve kırılgan ateşkesi sorgulama hareketleri, boğazdaki gemi trafiğini adeta durma noktasına getirdi. Trump, geçici barış anlaşmasının sona erdiğini açıklarken, İran’ın petrol satışına tanınan bazı muafiyetlerin de iptal edildiğini bildirdi; buna karşılık müzakerelerin devam edebileceğini ifade etti.
Goldman Sachs’e göre, son tanker saldırılarının ardından Basra Körfezi’ndeki sevkiyat normalin yaklaşık %70’ine geriledi. Boğazın yeniden açılmasıyla ilk 10 gün içinde sevkiyat, savaş öncesi seviyelerin yaklaşık %80’ine toparlanmıştı. Ancak şu anda iki ana senaryo söz konusu: Birincisi, 60 günlük süren müzakerelerin sürmesi ve güvence mekanizmalarının oluşturulmasıyla temmuz sonuna kadar sevkiyatın toparlanması; ikincisi ise müzakerelerin başarısız olması ve artan tanker saldırıları halinde petrol akışında daha belirgin bir düşüş. Bu bağlamda, Basra Körfezi’nden petrol akışının ve fiyatların yönü, bölgedeki operasyonların seyriyle doğrudan ilişkilendiriliyor.




































































































