NATO Zirvesi sonrası Berlin’deki politik gündem, ittifakın birlik ve güvene dayalı duruşunu pekiştirdi. Merz, zirvenin beklenenden olumlu sonuçlar doğurduğunu ifade ederken, Avrupa ülkelerinin savunmada artan sorumluluklarına vurgu yaptı. Almanya’nın hedefi, savunma harcamalarını planlanan süreden önce %5 seviyesine yükseltmek; bu adım, savunmaya yapılan yatırımların önemini bir kez daha ortaya koydu.
Merz, güvenliğin sağlanması için özgürlük ve barış içinde yaşamanın temel olduğunun altını çizdi ve bunun ancak gerekli kaynakların ayrılmasıyla mümkün olacağını söyledi. ABD ile NATO çerçevesinde varılan mutabakat, Almanya’nın Tomahawk seyir füzelerini ABD’den edinmesini ve bu füzelerin ülke içinde konuşlandırılmasını içeriyor. “Böylelikle savunmadaki stratejik boşluğu kapatıyoruz; aynı zamanda Avrupa’da kendi sistemlerimizi geliştirme ve konuşlandırma hedefimiz de sürüyor,” diye belirtti Merz.
NATO’nun transatlantik bir ittifak olarak kalacağını vurgulayan Merz, Avrupalı ülkelerin güvenliğini başkalarına bırakmaması gerektiğini ifade etti. Ayrıca Almanya’nın savunma sanayisini güçlendirme amacıyla Kanada’nın, Almanya ile Norveçli şirketlerden oluşan bir konsorsiyuma 12 denizaltı siparişi vermesinin, ülkenin tarihinde savunma sanayi alanında kayda değer bir ihracat anlaşması olduğuna işaret etti ve bunun uzun vadede binlerce kişiye istihdam sağlayacağını belirtti.
Hükümetin ekonomi, vergi, emeklilik ve sağlık alanlarında kapsamlı reformlar üzerinde çalıştığını söyleyen Merz, güvenlik ve ekonomik sorunların ancak yapısal reformlar ile aşılabileceğini sözlerine ekledi.




































































































